RAMAZAN HİLÂLİ
Görünür zarif hilâli,
Çekilir semâda tuğrâ!
Güne men eder helâli,
Geceler doyunca nûra!
Gece mânevî ziyâfet,
Kulu kaldırır sahûra…
Arınır oruçla ümmet,
Süzülür çıkar huzûra!..
Okunur kitâb-ı Yezdan;
Bu solukta indi «İkra!»
Ederek cihânı lerzan,
Çevirir dünyâyı Tûr’a…
RAMAZÂN’A ERDİ GÖNLÜM
Yine lûtfedince Mevlâ,
Şu zamâna erdi gönlüm;
Koca bir asırdan âlâ,
Ramazân’a erdi gönlüm!
Bu nasipli ayda Kur’an,
Bize tekrar oldu ferman,
Erişince feyz-i Rahman,
O beyâna erdi gönlüm!
Öze sindi tam tilâvet,
Yüreğimde dindi kasvet,
Eritir bu aşka dâvet,
Seyelâna erdi gönlüm!
Başı rahmetiyle imdâd,
İçi mağfiretle âbâd,
Sonu nâr-ı Hak’tan âzâd
Bir emâna erdi gönlüm!
Ramazan Hediyeleri
Cihâna zevk u safâlar getirdin ey Ramazan!
Şu hasta gönle şifâlar getirdin ey Ramazan!
Nasıl da parladı gökler o nur hilâlinle;
Karanlık arza ziyâlar getirdin ey Ramazan!
Gelirken elleri boş gelmedin virânemize;
Hediyyeler ve atâlar getirdin ey Ramazan!
Oruçla gündüze açlık getirdin ancak sen,
Görülse ah ne gıdâlar getirdin ey Ramazan!
UHREVÎ MAKAM
Bize oruç uhrevî makam,
Sona kadar etti hep devam…
«Size de oruç kılındı farz»
«Kütibe aleykümü’s-sıyam»
Teni doyurunca, rûhun aç,
Kapanır ağız, yasak taam…
Beşeriyetin terâzisi,
Yarı aç isen, irâde tam.
Kenara konur, helâl dahî,
Harama nasıldır ihtimam?
ORUÇ GAZELİ
İpekten olsa da ten, rûh için serilmez mi?
Gül olsa, gül yağı süzmek için verilmez mi?
Ekim zamânı açık el; hasat zamânı, dolu;
Avuç avuç saçarak bin demet derilmez mi?
Huzûr için çile çekmek safâ değil de nedir?
Firâka ağlayan âşık, huzurda gülmez mi?





Bir yanıt yazın