ÎMÂNIN GÖRÜNSÜN!
“Allâh’a ve âhiret gününe imân eden kimse komşusunu rahatsız etmesin. Allâh’a ve âhiret gününe imân eden kimse misafirine ikram etsin. Allâh’a ve âhiret gününe îmân eden kimse ya faydalı söz söylesin veya sussun!” (Buhârî, Edeb, 31, 85)
Allâh’a ve ukbâya inanmışsa kişi;
Aslâ olamaz komşuya zahmet verişi!
Allâh’a ve ukbâya gönülden inanan,
Mahrum edemez yolcuyu ikrâmından.
Allâh’a inanmış kula, düstur şu husus:
Îmanla doluysan; ya hayır söyle, ya sus!
mef’ûlü /mefâîlü / mefâîlü / feûl
ŞERRE KARŞI
مَنْ رَأَى مِنْكُمْ مُنْكَرًا فَلْيُغَيِّرْهُ بِيَدِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَبِلِسَانِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَبِقَلْبِهِ وَذَلِكَ أَضْعَفُ الْإِيمَانِ
“Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin. Buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin. Buna da gücü yetmezse kalbiyle karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir.”
Sizden biriniz bir kötülük gördüğü an
Islahı için yapsın elinden geleni
Şayet gücü yetmezse konuşsun o zaman
Bilmezlere öğretsin uyarsın bileni
Korkarsa eğer doğruyu anlatmaktan
Kalbiyle belirtsin onu terk ettiğini
Artık bu olur zaaf ile malûl îman
AHMEDÎ SEVGİ
إِنَّ مِنْ أَحَبِّكُمْ إِلَيَّ وَأَقْرَبِكُمْ مِنِّي مَجْلِسًا يَوْمَ الْقِيَامَةِ أَحَاسِنَكُمْ أَخْلَاقًا
“Bana en sevgili ve kıyâmet günü en yakın olanınız, huy ve ahlâk olarak en güzel olanınızdır.” (Tirmizî, Birr, 71)
Ahmedî sevginin ilk şartıdır ahlâk,
Güzel ahlâk iledir komşusu olmak.
Buyurur Seyyidünâ Ahmed-i Muhtar:
«İçinizden güzel ahlâklı olanlar;
Bana en sevgili hem, en yakın, onlar.»


Bir yanıt yazın